Ana sayfa Gündem Babacan: Lüks ve israfa kesinlikle son verilmeli

Babacan: Lüks ve israfa kesinlikle son verilmeli

ali babacan
Babacan'ın parti programını açıkladığı toplantıdan bir kare.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Lüks ve israfa kesinlikle son verilmeli” dedi. 

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, KRT’de Özlem Akarsu Çelik’in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Yeni tip koronavirüs (Covid19) salgının toplumsal dayanışma ve istişareyle üstesinden gelinebileceğini belirten Babacan, “Bu salgını bir kutuplaşma ve ayrıştırma meselesi haline getirirse hükümet, bundan herkes zarar görür. Dolayısıyla bu salgın, bu toprakların zaten kültüründe var olan dayanışmayla çözülür. Toplumun yarısından fazlasını temsil eden siyasetçileri yok sayan bir yaklaşımla bu krizin yönetimi mümkün değil. 48 saatte yaşadıklarımız tekrar bize göstermiştir ki, bu bir yönetim sistemi değildir. Türkiye, bu sistemle yönetilmeye devam edilemez” ifadelerini kullandı.

“EKONOMİK TEDBİRLER HALEN GECİKİYOR”

Hükümetin koronavirüsle mücadele kapsamında aldığı tedbirlere değinen Babacan, “Karar mekanizmaları hızlı işlemedi. Sağlıkla ilgili iyi tedbirler alındı, ama geç kalındı. Ekonomiyle ilgili tedbirler halen gecikiyor. Bugünlerde alınmayan tedbirlerin bedelini yarın çok ağır ödeyeceğiz. Mutlaka ortak akıl çalıştırılmalı. Katılımcı bir anlayışla Türkiye yönetilmeli. İstişare ve mutabakat arayışını mutlaka çalıştırmak lazım” dedi.

2002 ile 2014 yılları arasında yapılan sağlık reformunun tüm dünyada takdir edildiğini ifade eden Babacan, “O yıllarda Davos toplantısında bir gece tamamen tartışıldı ve benim ana konuşmacı olmam istendi. Türkiye’deki sağlık reformlarını anlattım. ‘Siz sağlık sitemini nasıl böyle yaptınız, hem sağlık hizmetlerinin kalitesi çok yüksek hem de maliyeti uygun bir şekilde yönetiyorsunuz’ diye sordular. Üç saat süren bir oturumda Türkiye’nin sağlık sistemini dünyaya anlattık. Ama bu 2013-2014’e kadar devam etti. Ondan sonra maalesef son 4-5 yıldır hizmetten memnuniyet düşüyor ve sistem gittikçe karmaşık hale geliyor. Çünkü o zaman tek merkezden yönetim diye bir şey yoktu, herkes kendi alanında çaba gösteriyordu” diye konuştu.

“SALGININ ORTASINDA İHALE YAPILDI”

Kanal İstanbul projesine de değinen Babacan, “Kanal İstanbul gibi önemli bir proje koronavirüs salgının ortasında ihale edildi. Bu kadar Türkiye’nin kaynak arayışında olduğu, kaynak için vatandaşından bağış istediği bir dönemde alelacele Kanal İstanbul ihalesi yapıldı. İnanamadım. Demek ki ilgi odağı nerede, doğrusu çok ürküttü beni” ifadelerini kullandı.

“BÜTÇEDE CİDDİ ORANDA ZAYIFLAMA VAR”

Merkez Bankası’nın rezerv açısından zayıf bir noktada olduğunu söyleyen Babacan, “Bütçede de ciddi bir oranda zayıflama var. Hatta bütçe açığına kaynak bulunamadığı için Merkez Bankası’nın yedek akçesi bile bütçeye aktarılmıştı. Geçen sene yapıldı, bu yıl Ocak ayında da peşinen yapıldı. İsrafa kesinlikle son vermek lazım. Merkez Bankası’nın para üretmesi bir morfin etkisi gibidir. Dolayısıyla Merkez Bankası’nın para üretme operasyonlarının süresi ve sınırı belirli olması lazım” dedi.

Yorum Yap

Yorum yazın
Please enter your name here