Ana sayfa Bilgi Merkezi Musul Sorunu: Nedir, ne zaman ve nasıl çözüldü?

Musul Sorunu: Nedir, ne zaman ve nasıl çözüldü?

musul sorunu

Musul Sorunu nedir?

Musul Sorunu, Türkiye ile İngiltere arasında Musul’a kimin egemen olacağı konusunda ortaya çıkan bir anlaşmazlıktır. Musul, Misak-ı Milli sınırları içerisinde yer almasına karşın Lozan Barış Antlaşması‘nda çözüme kavuşturulamamış bir sorun olarak kalmıştı.

Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığında Musul’un önemli bir bölümü Osmanlı Devleti’nin hakimiyetindeydi. Fakat Mondros’tan kısa bir süre sonra İngilizler Musul’u işgal etmeye başladı. Nihai olarak Lozan Barış Antlaşması’na gidildiğinde Musul’da İngiliz askerleri bulunuyordu.

İngiltere, Musul’u denetimi altına almakta zorlandı. Bölgede başlayan Şeyh Mahmut Berzenci ayaklanmasını savaş uçaklarını da kullanarak zorlukla bastırabildi.

Lozan Barış Konferansı’nda Musul Sorunu

Lozan Barış Konferansı’nda Türk heyeti, Türklerin ve Kürtlerin kardeş olduğunu, kurulan yeni ülkenin ekonomik sıkıntılarından dolayı bu petrol bölgesine ihtiyacı olduğunu savunmuştur. İsmet Paşa, Musul’un çoğunluğunu Türklerin ve Kürtlerin oluşturduğunu belirtti. Bu sebeple de bölgede plebisit yapılmasını istedi. İngilizlerin buna karşılık cevabı ise şu oldu: “Böyle bir şey olamaz, bölge halkı cahil.”

Türk heyetinin tezlerine karşılık İngiliz heyeti, bölgede Türk nüfusun belirtildiği kadar çok olmadığı, Türkler ve Kürtlerin aynı soydan değil farklı soylardan geldiğini belirtti. Öte yandan Musul’un Irak’ın başkenti Bağdat’a olan yakınlığına ve bunun yaratabileceği güvenlik sorununa da işaret etti. Türkiye ise ısrarla o dönem her daim söylediği gibi Misak-ı Milli dışında kimsenin toprağında gözü olmadığını ve barışçı bir dış politika izleyeceğinin altını çizdi.

İki tarafın da anlaşamaması üzerine Musul konusundaki anlaşmazlığın Milletler Cemiyeti‘ne götürülmesine karar verildi.

Musul Sorunu ne zaman ve nasıl çözüldü?

Haliç Konferansı

19 Mayıs 1924‘te düzenlenen Haliç Konferansı’nda iki taraf da ortak bir zeminde buluşamayınca konu Milletler Cemiyeti’ne havale edildi. Bu arada Haliç Konferansı’nda İngilizler konuyu elinin güçlü olduğunu bildiği Milletler Cemiyeti’ne götürebilmek için her şeyi yaptı. En ilginci ise Nasturileri bahane ederek Hakkari’yi istemesiydi. Şüphesiz İngilizlerin amacı görüşmeleri çıkmaza sokmaktı.

Milletler Cemiyeti, Musul konusunda bir komisyon kurdu. Bu komisyon sunduğu raporda Musul’un Irak’a bağlanmasına karar verdi. Bu karar Türkiye’nin tepkisini çekti. Türkiye, Lozan Barış Antlaşması’na göre Milletler Cemiyeti’nin bağlayıcı karar alamayacağını belirterek karara itiraz etti.

Türkiye, kararın alındığı ertesi gün Sovyetler Birliği ile Dostluk ve Tarafsızlık Anlaşması imzaladı.

Şeyh Sait Ayaklanması

Musul için Milletler Cemiyeti araştırma yaptığı sırada, Şeyh Sait Ayaklanması’nın ortaya çıkması işleri zorlaştırmıştı. Türkiye’nin ısrarla Türklerin ve Kürtlerin birlikteliğine ve bir arada yaşama arzusuna vurgu yaptığı sırada ortaya çıkan Şeyh Sait Ayaklanması elini zayıflatmıştı.

Türkiye ile İngiltere arasında yapılan anlaşma sonucunda, Türkiye’nin Irak petrol gelirlerinden 25 yıl boyunca yüzde 10 oranında pay alması kararlaştırıldı.

Yorum Yap

Yorum yazın
Please enter your name here